2017 kolay bir yıl olmayacak

Dünya genelinde yılın finansal piyasalar açısından sıkıntılı geçmesi kuvvetle muhtemel. 2016 yılının başından beri dile getirdiğim dolarda 4.0 beklentim geçerliliğini koruyor…

FED’in toplantı tutanakları açıklandı. Bu yıl faiz artırımlarını hızlandıracakları söyleniyor. Ne dersiniz?

Bitişikte her FED üyesinin “nokta” ile temsil edildiği meşhur “nokta grafiği” bulunuyor. FED, basın konferansı olan her toplantı sonrasında bu grafiğin güncellenmiş halini paylaşıyor.

Grafik, piyasa aktörleri ve ekonomik birimlerle iletişimin en önemli araçlarından biridir. 2017 sütununa bakalım. FED’in faizi şu an 0.50-0.75 aralığında bulunuyor. FED üyelerinin çoğunluğu ise grafikte görüldüğü gibi faiz oranını 2017 sonunda 1.25-1.50 aralığında öngörüyor. Mevcut seviyenin 0.75 puan üstünde. Her artırımın 0.25 puanlık dozda olacağı düşünülürse FED’in 2017 için üç adet 0.25 puanlık faiz artırımı planladığı gözleniyor. Neredeyse her iki toplantının birinde faiz artırımı yapacağı izlenimi veriliyor. Agresif kabul edilebilir.

Dolar 2.65’e yaklaştı, FED’in etkisi ne kadar?

FED’in neye işaret ettiği elbette önemli. Ama 2016’ya girerken de FED’in yılın bütünü için dört adet faiz artırımı yapacağına işaret ettiğini ama sadece bir faiz artırımı yapabildiğini unutmamak lazım. Şimdi piyasa beklentisine bakalım. Faiz üzerine yapılandırılmış opsiyon fiyatlarından yapılan hesaplamalar bitişikteki grafikte. Piyasa oyuncuları biri Haziran toplantısında biri de Aralık’ta olacak şekilde iki adet faiz artırımı beklentisinde. Trump açıklamalarının yarattığı algı ortamı göz önüne alındığında piyasa beklentisinin makul olduğu söylenebilir. Finansal piyasaların beklentisi esas olandır. Piyasalar iki adet faiz artırımını dolar kurunda, Euro/dolar parkesinde, altında, borsa endekslerinde fazlasıyla fiyatlamış durumda.

Dolar kurunda ciddi hareketlenme var. Düşünceleriniz değişti mi?

2017 çok zor bir yıl olacak. Kur konusuna gelmeden önce dünya borsa endekslerinin öncüsü S&P500 endeksine bakalım. Grafikte fiyat/kazanç oranı görülüyor. Bu oranın çok yükselmesi şirketlerin borsa fiyatlarının karlarına kıyasla aşırı düzeylere geldiği anlamına gelir. Nitekim de öyle. 2001 yılındaki meşhur “balon” düzeyine oldukça yakın. ABD borsalarının bu yükseliş trendini devam ettirebilmesi çok zor. Bir başka ifadeyle, dünya borsa endekslerinde düşüş eğiliminin hakim olabileceği bir yıla hazırlıklı olunmalı. Dünya piyasalarının bozulduğu bir ortamda iç piyasalarda olumlu bir hava beklenemez.

Dolar kuruna yönelik olarak ne diyeceksiniz. Yerliler döviz satıyor mu?

Kur oldukça kritik konumdaki 3.62 direncine yaklaşmış olsa da (yandaki grafikte kırmızı ok ile öne çıkardım) vatandaşımızın dövizini bozdurmadığı görülüyor. Bankacılık sistemimizdeki döviz mevduatlarında düşüş yerine ılımlı düzeyde artış söz konusu. Vatandaşın kurdaki mevcut düzeylere rağmen dövizini satmaması algının önemli ölçüde yukarı yönde olduğunu gösteriyor.

Fitch ile ilgili düşünceniz?

27 Ocak tarihi yaklaşıyor. Türkiye’yi “mali açıdan yatırım yapılabilir” kategoride derecelendiren tek reyting kuruluşu Fitch, Türkiye güncellemesini yapacak. Uluslararası siyasetin maşası konumundaki derecelendirme kuruluşları hakkında söyleyecek pek bir şey yok. Fitch’in de notumuzu indireceğine yönelik beklenti kısmen de olsa “fiyatlanmaya” başladı.

Genel beklentiniz?

Olumsuz. Dünya genelinde yılın finansal piyasalar açısından sıkıntılı geçmesi kuvvetle muhtemel. 2016 yılının başından beri dile getirdiğim 4.0 beklentim geçerliliğini koruyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*